Mar 21

Hayki B1R

Beyaz bir altın pamuk, Adanam’dan hediye
Tüm dünya aşıktır, bilirsin; Van’daki kediye
Gökteki Ay; tıpkı bizim Kütahya’da porselen
Güneş doğarken İstanbul’dan bir başka yükselir

Artvin’de bal kadar tatlı, Afyon’da kaymak
Ne müthiş; Antalya’da deniz keyfi, Uludağ’da kaymak
Ya da Erzurum’da; Palandöken, Kilis’te yorgan diker halkım
Zonguldak’ta kömür yüz karartır

Pek sevilir bur’da, Kastamonu kır pidesi
Ve ya bir simit kap otur seyret, Üsküdar’da Kız Kulesi
Mersinde Kız Kalesi, Rize’den çaylar
Geçtiysem illa içmişimdir Susurluk’tan ayran

Ve bayrak dalgalanır gülümser Çanakkale
Mardin’de taş evler, her derde devadır Pamukkale’m
Sivas’ta kangal korur köyü, Edirne’de pehlivan
Yolun düşerse bir gün tadıp Erzincan’dan peynir al

Denizli’den öten horoz, sekiz ilden duyulur
Bu bizim soframız, buyurun hepimizi doyurur
Huyumuz suyumuz bir, kazılan kuyumuz girme
Kıbrıs’ta bizimle elbet Lefkoşa ve Girne

Hep aynı yerde düştük yere, hep aynı yerde ezildik
Ne Azeri ne Türkmen ayrı, ne Lazı, ne Kürdü
Sen parçala ve kirlet ülkem kültürlere birlik
Amaç hep bir ağızdan burası yurdum diyebilmek

Aşık Seyrani, Mimar Sinan, Erciyes, Kayseri
Gaziantep türküleri, bahçalarda mor meni
Gel Paris’ten, Şanlıurfam topraktan evler
Ocakta mırra pişerken ozanlar mani söyler

Sırtımda Nemrut, bir kolum cendere adım; Yaman
Kekik kokar Balıkesir, Iğdır’dan söker şafak
Akkuş, Aybastı, Çatalpınar, Fatsa, Ordu
Tüm sokaklarım tozlu ben Diyarbakır’da doğdum

Eğer Karadeniz’den geçerseniz, Trabzon’da durun
Dinle İskoçya’nın gaydasını kıskandırır tulum
Konya’dan seslenir Mevlana Celaleddin Rumi
Bugün kimse yüz dönmüyor bize Nasreddin gibi

Elazığ’da Gakkoşum, Aydın’da Efe
Bende dokuz dağın gücü, mermi göğsümden teper
Bir tek Pir Sultan Abdal konuşturur bağlamayı
Bana bir metris, bir Malatya hatırlatır Ahmet Kaya’yı

Bayburt, Bolu, Ankara, Amasya ses ver
Samsunda tütün sarıp, Karaman’da koyun gütsem
Tekirdağ’da rakı içsem, Gümüşhane’de kuş burnu
Hiç görmesem de, Muş’u anlattılar, hoş buldum

Ardahan, Hakkari, Siirt; el kaldırın gardaş
En iyi dostum Hataylı, en kahraman Maraş
Ne için kavga ne için savaş bu senin yurdun
Sakarya, Osmaniye, Dersim ve Burdur
Tokat’ın boynuna gerdanlık Yeşilırmak

Hala Kars’ın bağrında, doksan binşehit
Cudi, Silopi, Şırnak, Serhat Seyit
Tam 923 ilçe 81 şehir; İzmir’de iç, kordonda sız
Ayrı keyif tabii, yiğit Ağrı’nın başında erir mi kar?

Sıkı giyin, tam on yıl üstüme geldiler gıpta edip
Adım Kırklareli, hiç sıkmadım düşman eli
Bitlis’te beş minare Kocaeli’m gönlüm gibi
Kimi bindallı giyer Niğde’de, yazma örer kimi

Kazma kürek, toprak döver çiftçi; izler paraya boğulan
Keşke şimdi görüp yazsa Karacaoğlan
Bu da azsa Muğla, Sinop, Yozgat, Uşak
Dur; silah yerine sanat, saz ve sözle kuşan vur

Yeni nesil, yeni kuşak, yeni alet, yeni suça, gel dedikçe geri koşar kul
Zoru başar, tut, bütün bu güzellikler senin
Bir gün birlikteysek eğer o gün el üstünde eliz
Nevşehir’de bir arif tanıdım, tek maaşı ilim
Edep, haya; adı Hacı Bektaş-i Veli

Düzce, Karabük, Bartın, Yalova, Batman
Öyle Isparta’nın gülündeki dikenler her ele batmaz
Yeşil ve mavi kucaklaşır Giresun’da tüm gün
Doğanın en masalsı yüzü Kapadokya, Ürgüp

Henüz askerdim; bir sabah soludum Spil’i
Tüfek çatıp; süngü taktım, yere koyarken canımı
Düşüp koşarken tanıdım seni, toprağında kanım
Sen ki ben giderken arkamdan bakıp ağlayan kadın

Bingöl ya da Çapakçur’da bir kahvede sabahçıyım
Aksaray, Mamasun’da olta tutan balıkçı
Çorum’da dolmacıyım, Kırşehir’de bakırcı
Ne faşistim, ne gerici, ne bölücü, ne ayrımcı

Bilecik, Çankırı, Eskişehir, Kırıkkale
Koyun koyuna yattık, hem de yetmiş milyon kere
Çözüm mü kin ve hır? Bakın bizim bu kar ve kır
Yarınlar hür ve bir darılma ,küsme, gül, sarıl

Gitme dur kal akmasın kan, kalkmasın el ölmesin er
Anam görmesin dert, bırakma bölmesinler
Ben neysem öylesin sen, çünkü; bir yemin ve tövbemiz
Her nerede olursan ol bir; gönül ve gövdemiz

Mar 21

Işın Karaca & Sefa Cheshmberah Sevmekten Anladığım

Beni affet bugün çok özledim seni
Aslında kaç gündür sus dedim, kalbime
Beni affet,bugün ağladım yine
Kim bilir kaç defa bitti dedim kendime
Yalan dedi kalbim dinlemem asla seni,
Sevmiyorum sensiz beni
Aşklarımdan hiç utanmadım ki
Yalan dedi kalbim dinlemem asla seni,
Sevmiyorum onsuz beni
Aşklarımdan hiç utanmadım ki
Ben aşkı böyle yaşıyorsam ne yani çok seviyorsam
Benim sevmekten anladığım buysa
Ne yapmalıyım söyle hata yine mi bende
Ne olmuş hiç kavuşamadıysam
Söz – Müzik : Sefa Cheshmberah
Aranjör : Akın Büyükkaraca – Turan Güçnar

Mar 20

Ahmet Kaya Yüreğim Kanıyor

Sakin göllerin kuğusuyduk
Salınarak suyun yanağında
Yarılan ekmeğin buğusuyduk.
Gözüm yaşarıyor,
Yüreğim yanıyor/kanıyor,
Olmasaydı sonumuz böyle.

Biri saksımızı çiğneyip gitti
Biri duvarları yıktı
Camları kırdı
Fırtına gelip aramıza serildi
Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri
Her şeyi kötüledi
Bizi yaraladı
Biri şarabımızı döktü
Soğanımızı çaldı
Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu
Ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor
Olmasaydı… olmasaydı sonumuz böyle”

Gözüm yaşarıyor
Yüreğim yanıyor /kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Dağlarda çoban ateşiydik
Dolanarak mavzer yatağında
Ceylanın pınara inişiydik
Göğsüm daralıyor,
Yüreğim kanıyor,
Olmasaydı sonumuz böyle.

Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş
Aynı çıtırtıyla uyanan birer serçe
Hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu
Birer tomurcuktuk hayatın kollarında
Birer çiğ damlasıydık
Bahar sabahında gül yaprağında
Dedim ya;
Hiç yoktan susturuldu şarkımız
Yüreğim kanıyor yüreğim kanıyor
Bitmeseydi… bitmeseydi bizim öykümüz böyle

Göğsüm daralıyor
Yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle.

Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya

Mar 20

Seksendört Sarhoş Gibiyim

Bir sevda çölünde bıraktın beni
Kanadı kırılmış bir kuş gibiyim
Dönüp de bakmadın bir gün halime
Sokağa atılmış bir taş gibiyim

O eski hayalin her an karşımda
Gözyaşlarım çağlar her anışımda
O eski hayalin her an karşımda
Gözyaşlarım çağlar her anışımda

Ayrılık şarabı gönül tasında
İçmeden yıkılmış sarhoş gibiyim
Ayrılık şarabı gönül tasında
İçmeden yıkılmış sarhoş gibiyim
Acılar çöktü bak sensiz bağrıma
Çoktan hazan erdi gönül bağıma
İnanma sen benim yaşadığıma
Sen gittin gideli ölmüş gibiyim

O eski hayalin her an karşımda
Gözyaşlarım çağlar her anışımda
O eski hayalin her an karşımda
Gözyaşlarım çağlar her anışımda

Ayrılık şarabı gönül tasında
İçmeden yıkılmış sarhoş gibiyim
Ayrılık şarabı gönül tasında
İçmeden yıkılmış sarhoş gibiyim
İçmeden yıkılmış sarhoş gibiyim
İçmeden yıkılmış sarhoş gibiyim

Mar 19

Gülben Ergen Esasen

Bana bırak bugünü yarına bak mı diyorsun
Bir de ben, dünü kafaya takarım biliyorsun
Ayrıla ayrıla tam koptu zaten
Beni de zamana bırak istersen
Doğma büyüme senleyim esasen
Ayrıla ayrıla tam koptu zaten
Beni de zamana bırak istersen
Doğma büyüme senleyim esasen
Seni unuttu unutuyor derken uyanıyor
Hala benim sanıyor
Senin yüreğini bilmem
Benimkisi çok fena yanıyor
Senin yüreğini bilmem
Benimkisi çok fena yanıyor

Mar 18

Hande Yener Seviyorsun

İnsan Bir Kez Kaybolunca
Herşey Karmaşık Gelir Ya
Gözünün Önünde Dursa
Onu Bile Zor Görür Ya
Biran Önce Vazgeçelim
Küs Kalan Huzur Bulamaz
Yol Yakınken Dönmeyenler
İflah Olmaz Aşk Asla Yenilmez
Böyle Gelmez Dize
Artık Yazık Bize
Seviyorsun Sende Hala
Saklama Gözlerin Ele Veriyor Seni
Seviyorsun Hemde Hala
İlk Günden Bile Belki Daha Çok
Seviyorsun Gece Gündüz
Pişmanlıktan Kıvransan Da
Seviyorsun Kendini Kandırma
Seviyorsun Sende Hala
Saklama Gözlerin Ele Veriyor Seni
Seviyorsun Hemde Hala
İlk Günden Bile Belki Daha Çok
Seviyorsun Gece Gündüz
Pişmanlıktan Kıvransan Da
Seviyorsun Kendini Kandırma

Mar 18

Gülşen Her Gece

Öyle Günler Oldu Ki Senle
Konuşmasam Olmaz Ki
Resimleri Bir Yana
Atmak Hiç Olmaz Ki
Seni Unutturmaz Ki
Bu Yüzden Her Gece Ben
Her Gece Üzülmüşüm
Bu Yüzden Her Gece Bu
Askın Diline Düşmüşüm
Söyle Sevgili Hadi Söyle
Hiç Mi Mutlu Olmadık
Martıları Sayarken
Hiç Mi Hayal Kurmadın
Resimlere Bakarken

Mar 18

Buray Seni Sevmiyorum Artık

Seni sevmiyorum artık
Yalana dolana battık
Ele nispet gülüşler
Günü dolmuş vaatler
Bana uymaz git yazık

Ben yokluklardan
Tüm zorluklardan
Dipsiz yalnızlıktan
Kıvranıp dururken

Sen sessiz kaldın
Mehtabı hiçe saydın
Gün ortası güneşlere
Hasret bıraktın

Yok kal deme bana
Boşuna yalvarışlar
Canıma dokunmuyor
Ne söylesen zaten

Hiç gözüme bakma
Yaramaz çırpınışlar
Şimdiye kadar söylemekte
Geç kaldım aslen

Seni sevmiyorum artık
Yalana dolana battık
Ele nispet gülüşler
Günü dolmuş vaatler
Bana uymaz git yazık

Seni sevmiyorum artık
Çamura pasa bulaştık
Gözü dönmüş kavgalar
Boyu aşmış dalgalar
Beni sarmaz git yazık

Mar 09

Aytekin Ataş Üryan Geldim

Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeye elde fermanım mı var
Azrail gelmiş de can talep eyler
Benim can vermeye dermanım mı var

Dirilirler dirilirler gelirler
Huzur-u mahşerde divan dururlar
Harami var deyi korku verirler
Benim ipek yüklü kervanım mı var

Karac’oğlan der ki ismim överler
Ağu oldu yediğimiz şekerler
Güzel sever deyi isnad ederler
Benim Hak’tan özge sevdiğim mi var

Mar 07

Erkan Çelik & Ceylan Sanma Gidince

Keşke yaşamasaydım demem
Pişman bile olmam
Gittiğin an dönüp yüzüne bile bakmam
Yoluma bakarım o zaman

Yüreksizliğinin yanında
Gururumla oynamam
Arkandan konuşupta adını anmam
Adamlığımı satmam

Sanma gidince bir daha dönerim
Kolay sevmem ama kolay terkederim
Bir dediğini iki etmem
Sil dersin silerim
Yüreğin yoksa benimle yaşama yar

Eski yazılar «